|
Sağlık Yönetimi Alanının Problemleri
Sağlık yönetimi alanının problemlerini şu üç başlıklar altında
incelemek mümkündür:
1. İstihdam:
Bu alanda eğitim almış kişilerin en başta gelen
problemlerinden birisi belki de ilki işsizliktir. Bunu genel
olarak Türkiye’deki istihdam politikalarından bağımsız
düşünmek yanlış olur ancak sağlık yönetimi yanlış politikalar
yüzünden en çok mağdur olan mesleklerden birisidir.
Bilindiği üzere sağlık yönetimi bölümlerinden mezun olanlar
sağlık kurum ve kuruluşlarında idari, mali ve teknik işlerden
sorumlu yönetici adaylarıdır. Her zaman belirtilir,
hastanelerde başmüdür, müdür ve müdür yardımcılıkları için en
nitelikli elemanlar bu bölümden mezun olanlardır. Ne var ki,
bu pozisyonlara lise mezunları, Açık Öğretim Fakültesi
mezunları başta olmak üzere sağlık yöneticiliği ile uzaktan
yakından ilgisi olmayan okullardan mezun olanlar istihdam
edilmektedir. Kamu hastanelerinde daha ön plana çıkan bu
yanlış istihdam politikalarına karşın sağlık yönetimi
mezunları, özel sağlık kuruluşlarına ve mesleklerinin
dışındaki alanlara yönelmektedir. Bu da Türkiye için önemli
bir insan kaynağı israfına neden olmaktadır.
Yataklı tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nde hastanelerde
müdür ve müdür yardımcılığı için Sağlık İdaresi Yüksekokulu
mezunu olmak ya da bu alanda yüksek lisans ve doktora yapmış
olmak şartı aranmaktadır. Ancak uygulamada bu yönetmelik
dikkate alınmamaktadır. Şu anda Türkiye’deki hastanelerde
müdür ve müdür yardımcılığı pozisyonlarında çalışanların ne
kadarının “sağlık yönetimi” alanında eğitim gördüğü bir
araştırma konusu olabilir. Böylelikle bu alan dışı eleman
çalıştırmanın hastanelerdeki yönetim problemlerine yansıması
analiz edilebilir.
2. Yeterince Tanınmama:
Türkiye’de 40 yıllık geçmişine rağmen sağlık yönetimi
disiplini henüz rüştünü ispat edememiştir. Türkiye’de bir çok
kişi böyle bir alanın varlığından habersizdir. Haberi olanlar
da bu alanın ağırlığını ve önemini bilmemektedir. Son yıllarda
yeni açılan “sağlık yönetimi” bölümleri ile birlikte kısmen
bir hareketlenme görülmüştür. Ancak bu alanın çalışanları
düzenleyecekleri kongre, sempozyum, panel gibi toplantılar ile
daha çok kamuoyu oluşturmalı ve kendilerini tanıtmalıdırlar.
3. Koordinasyon Eksikliği:
Gerek bu okullardan mezun olanlar arasında gerekse bu alanda
eğitim veren kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluk önemli bir
sorun olarak durmaktadır.
Bir çok meslek çeşitli platformlarda bir araya gelmekte
sorunlarını tartışmakta ve kendi mesleki alanlarına yönelik
ülke politikalarını etkilemektedir. Ancak sağlık yönetimi
alanındakiler için bu tür bir mesleki örgütlenme yok denecek
kadar etkisizdir. Bu alanda çeşitli dernekler olmasına rağmen
ya kapsamları dardır ya da mali imkansızlıklar nedeniyle
etkili değildir.
Koordinasyon bağlamında diğer önemli bir sorun da bu alanda
eğitim veren kurumlar arasındaki iletişim eksikliğidir.
Bilindiği gibi sağlık yönetimi alanında en eski ve köklü okul
Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Y.O.’dur. Daha sonra
Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği ile Ankara
ve Marmara Üniversitelerine bağlık Sağlık yönetimi bölümleri
açılmıştır. Ayrıca Gazi, İstanbul, Ege, Anadolu gibi
üniversitelerde bu alanda yüksek lisans ve doktora düzeyinde
eğitimler verilmektedir. Peki yukarıda sayılan üniversitelerin
sağlık yönetimi ile ilgili akademisyenlerini ve mezunlarını
bir araya getirecek bir platform var mıdır? Zaman zaman her
bölümün diğerlerinden bağımsız fakat benzer adlarla kongreler
düzenlediği görülmektedir. Ancak bu kongreler hem düzenli
değildir hem de alanın tüm ilgililerini kapsayıcı değildir. Bu
durumda herkes kendi başının çaresine bakmaktadır.
Bu koordinasyonsuzluğun sonucu ise şu sorunlar oluşmakta ya da
çözümsüz kalmaktadır;
· Bu alanda eğitim veren okulların isimleri farklıdır
(Sağlık idaresi Y.O., Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sağlık
Yönetimi, Hastane ve Sağlık Kuruluşları Yönetimi gibi),
· Okulların müfredatları standart değildir,
· Alanla ilgili yüksek lisans ve doktora programları
farklıdır (mesela bazıları Sağlık Bilimleri Enstitüsü,
bazıları Sosyal Bilimler Enstitüsü kapsamında),
· Alanla ilgili ülke düzeyinde politikalar
belirlenememektedir,
· Ülkenin politik karar mercileri nezdinde bu alanın
muhatabının kim olacağı belli değildir,
· Güçlü mesleki birlikler yerine herkesin kendi
derdine düştüğü küçük girişimler oluşmaktadır.
Koordinasyonsuzluk problemini bu alanın mensupları bir şekilde
aşmaları gerekir. Bunun için ilk akla gelen öneri ortak bir
platform oluşturabilmektir. Bu alanda her yıl bir kongre
yapılması ve her kongrenin de sırası ile farklı bir okula
verilmesi bir öneridir. Mesela yönetim ve organizasyon
kongreleri on yılı aşkın süredir bu şekilde düzenlenmektedir.
Her yıl farklı bir işletme bölümü bu işi yüklenmektedir. Aynı
şekilde belirlenecek bir adla (Ulusal Sağlık Yönetimi Kongresi
gibi) her yıl farklı bir üniversitenin sağlık yönetimi ile
ilgili bölümü kongrenin yürütülmesi sorumluluğu üstlenebilir.
Böylelikle Hacettepe Sağlık İdaresi Yüksekokulu, Başken
Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümü, Ankara
Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü, Marmara Üniversitesi
Sağlık Yönetimi Bölümü ile İstanbul, Gazi, Anadolu ve Ege
Üniversitelerinin İşletme Bölümü (Sağlık Yönetimi ile İlgili
yüksek lisans ve doktora programları olduğu için) sırası ile
kongre düzenleyebilirler. Bu kongrelerde son oturum alanın
problemlerine ayrılarak tartışılabilir.
Koordinasyon probleminin aşılması hem mesleğin daha çok
tanınmasına neden olacak hem de istihdam politikaları üzerinde
olumlu etki yapacaktır. Böyle bir platform oluşturmak için ilk
girişim çok önemlidir. Bunun için somut isim olarak okul ve
kişi önerilerinizi
raerdem@yahoo.com adresine göndermenizi bekliyorum. Gelen
sonuçları bir sonraki yazıda sizlerle paylaşacağım.
Problemler
bizim cepheden böyle görünüyor? Ya göremediklerimiz? Bunu da
siz meslektaşlarımızdan bekliyoruz. Görüşlerinizi sitede
duyuracağız.
6.8.2004 |