absam

AVRUPA BİRLİĞİ SAĞLIK ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

"Yaşama yıllar, yıllara yaşam katmak..."

  

English

       | anasayfa | toplantılareğitim |  foto galeri |  iletişim

Tüzük

Duyurular

Çözüm Ortaklarımız

absağlık

Dr. Hasan Hüseyin YILDIRIM

Sağlık ve Siyaset

Uzm. Perihan ŞENEL TEKİN

Nirengi Noktası

Dr. Ramazan ERDEM

Paradigma

Dr. Arslan Ümit GİRAY

Sağlık Yönetimi

Av. Erkin GÖÇMEN

Sağlık Hukuku

Abdurrahman ÖZDEMİR

Malzeme Yönetimi

Not: Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

ABSAMyazarlarımız

Paradigma

Yrd. Doç. Dr. Ramazan ERDEM

►Yazara e-mail gönderin

Yazarın CV'si

Paradigma

Dr. Ramazan ERDEM

Son Yazı

Sağlık Yönetimi Alanının Problemleri

Sağlık yönetimi alanının problemlerini şu üç başlıklar altında incelemek mümkündür:

1. İstihdam: Bu alanda eğitim almış kişilerin en başta gelen problemlerinden birisi belki de ilki işsizliktir. Bunu genel olarak Türkiye’deki istihdam politikalarından bağımsız düşünmek yanlış olur ancak sağlık yönetimi yanlış politikalar yüzünden en çok mağdur olan mesleklerden birisidir.

Bilindiği üzere sağlık yönetimi bölümlerinden mezun olanlar sağlık kurum ve kuruluşlarında idari, mali ve teknik işlerden sorumlu yönetici adaylarıdır. Her zaman belirtilir, hastanelerde başmüdür, müdür ve müdür yardımcılıkları için en nitelikli elemanlar bu bölümden mezun olanlardır. Ne var ki, bu pozisyonlara lise mezunları, Açık Öğretim Fakültesi mezunları başta olmak üzere sağlık yöneticiliği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan okullardan mezun olanlar istihdam edilmektedir. Kamu hastanelerinde daha ön plana çıkan bu yanlış istihdam politikalarına karşın sağlık yönetimi mezunları, özel sağlık kuruluşlarına ve mesleklerinin dışındaki alanlara yönelmektedir. Bu da Türkiye için önemli bir insan kaynağı israfına neden olmaktadır.

Yataklı tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nde hastanelerde müdür ve müdür yardımcılığı için Sağlık İdaresi Yüksekokulu mezunu olmak ya da bu alanda yüksek lisans ve doktora yapmış olmak şartı aranmaktadır. Ancak uygulamada bu yönetmelik dikkate alınmamaktadır. Şu anda Türkiye’deki hastanelerde müdür ve müdür yardımcılığı pozisyonlarında çalışanların ne kadarının “sağlık yönetimi” alanında eğitim gördüğü bir araştırma konusu olabilir. Böylelikle bu alan dışı eleman çalıştırmanın hastanelerdeki yönetim problemlerine yansıması analiz edilebilir.

2. Yeterince Tanınmama: Türkiye’de 40 yıllık geçmişine rağmen sağlık yönetimi disiplini henüz rüştünü ispat edememiştir. Türkiye’de bir çok kişi böyle bir alanın varlığından habersizdir. Haberi olanlar da bu alanın ağırlığını ve önemini bilmemektedir. Son yıllarda yeni açılan “sağlık yönetimi” bölümleri ile birlikte kısmen bir hareketlenme görülmüştür. Ancak bu alanın çalışanları düzenleyecekleri kongre, sempozyum, panel gibi toplantılar ile daha çok kamuoyu oluşturmalı ve kendilerini tanıtmalıdırlar.

3. Koordinasyon Eksikliği: Gerek bu okullardan mezun olanlar arasında gerekse bu alanda eğitim veren kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluk önemli bir sorun olarak durmaktadır.

Bir çok meslek çeşitli platformlarda bir araya gelmekte sorunlarını tartışmakta ve kendi mesleki alanlarına yönelik ülke politikalarını etkilemektedir. Ancak sağlık yönetimi alanındakiler için bu tür bir mesleki örgütlenme yok denecek kadar etkisizdir. Bu alanda çeşitli dernekler olmasına rağmen ya kapsamları dardır ya da mali imkansızlıklar nedeniyle etkili değildir.

Koordinasyon bağlamında diğer önemli bir sorun da bu alanda eğitim veren kurumlar arasındaki iletişim eksikliğidir. Bilindiği gibi sağlık yönetimi alanında en eski ve köklü okul Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Y.O.’dur. Daha sonra Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği ile Ankara ve Marmara Üniversitelerine bağlık Sağlık yönetimi bölümleri açılmıştır. Ayrıca Gazi, İstanbul, Ege, Anadolu gibi üniversitelerde bu alanda yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitimler verilmektedir. Peki yukarıda sayılan üniversitelerin sağlık yönetimi ile ilgili akademisyenlerini ve mezunlarını bir araya getirecek bir platform var mıdır? Zaman zaman her bölümün diğerlerinden bağımsız fakat benzer adlarla kongreler düzenlediği görülmektedir. Ancak bu kongreler hem düzenli değildir hem de alanın tüm ilgililerini kapsayıcı değildir. Bu durumda herkes kendi başının çaresine bakmaktadır.

Bu koordinasyonsuzluğun sonucu ise şu sorunlar oluşmakta ya da çözümsüz kalmaktadır;

·         Bu alanda eğitim veren okulların isimleri farklıdır (Sağlık idaresi Y.O., Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sağlık Yönetimi, Hastane ve Sağlık Kuruluşları Yönetimi gibi),

·         Okulların müfredatları standart değildir,

·         Alanla ilgili yüksek lisans ve doktora programları farklıdır (mesela bazıları Sağlık Bilimleri Enstitüsü, bazıları Sosyal Bilimler Enstitüsü kapsamında),

·         Alanla ilgili ülke düzeyinde politikalar belirlenememektedir,

·         Ülkenin politik karar mercileri nezdinde bu alanın muhatabının kim olacağı belli değildir,

·         Güçlü mesleki birlikler yerine herkesin kendi derdine düştüğü küçük girişimler oluşmaktadır.

Koordinasyonsuzluk problemini bu alanın mensupları bir şekilde aşmaları gerekir. Bunun için ilk akla gelen öneri ortak bir platform oluşturabilmektir. Bu alanda her yıl bir kongre yapılması ve her kongrenin de sırası ile farklı bir okula verilmesi bir öneridir. Mesela yönetim ve organizasyon kongreleri on yılı aşkın süredir bu şekilde düzenlenmektedir. Her yıl farklı bir işletme bölümü bu işi yüklenmektedir. Aynı şekilde belirlenecek bir adla (Ulusal Sağlık Yönetimi Kongresi gibi) her yıl farklı bir üniversitenin sağlık yönetimi ile ilgili bölümü kongrenin yürütülmesi sorumluluğu üstlenebilir. Böylelikle Hacettepe Sağlık İdaresi Yüksekokulu, Başken Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümü, Ankara Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü, Marmara Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü ile İstanbul, Gazi, Anadolu ve Ege Üniversitelerinin İşletme Bölümü (Sağlık Yönetimi ile İlgili yüksek lisans ve doktora programları olduğu için) sırası ile kongre düzenleyebilirler. Bu kongrelerde son oturum alanın problemlerine ayrılarak tartışılabilir.

Koordinasyon probleminin aşılması hem mesleğin daha çok tanınmasına neden olacak hem de istihdam politikaları üzerinde olumlu etki yapacaktır. Böyle bir platform oluşturmak için ilk girişim çok önemlidir. Bunun için somut isim olarak okul ve kişi önerilerinizi raerdem@yahoo.com adresine göndermenizi bekliyorum. Gelen sonuçları bir sonraki yazıda sizlerle paylaşacağım.

Problemler bizim cepheden böyle görünüyor? Ya göremediklerimiz? Bunu da siz meslektaşlarımızdan bekliyoruz. Görüşlerinizi sitede duyuracağız. 

6.8.2004

 

© 2005 absam, Tüm Hakları Saklıdır.
Güncelleme tarihi: 29/10/07